Kurumsal Sosyal Sorumluluk…

“Sosyal sorumluluk” kavramı, işletmeler açısından yirmi yılı aşkın süre önce ekonomik anlamda kar etmek amacıyla kullanılırken son yıllarda topluma faydalı olmak amacıyla da kullanılmaya başlanmıştır.  Aslında KSS kavramına, ilk olarak 19. yüzyılda ABD’de bir üniversitenin ders programında yer verildiği söylenmektedir. Ardından ders kitaplarına konu olmuş hatta bu kavram yıllar geçtikçe şirketlere sıçramıştır.  

Şirketler 1900’lü yıllarda git gide büyümüş, seri üretime geçerken üretici ile tüketici arasındaki mesafe zamanla açılmıştır. İşte tam bu noktada aradaki ilişkinin ve güvenin sağlanması adına adımlar atılması gerekmiştir. Burada karşımıza sosyal sorumluluk projeleri çıkıyor. Nitekim o yıllarda KSS’ye değer veren şirketlerin bu yarışta atak yapıp öne geçtiği görülüyor.

Türkiye’de kurumsal sosyal sorumluluk kavramının tarihine bakıldığında aslında Osmanlı döneminden beri “hayırseverlik” kavramı çerçevesinde sosyal sorumluluk uygulamalarının gerçekleştiği görülüyor. 1980’lerden itibaren ise bu hayırseverlik etkisi devletten şirketlere geçiyor. Günümüze gelindiğinde şirketler, kendi web sayfalarında “kurumsal sosyal sorumluluk projelerimiz” başlığı ile KSS faaliyetlerine detaylı şekilde yer veriyor. 

Sosyal Sorumluluk Projelerive Faydaları

Kurumsal sosyal sorumluluk, tüketici zihninde olumlu çağrışımların yer etmesine olanak sağlayan bir tür algı sürecidir. Şirketler veya kurumlar, gerçekleştirmiş oldukları KSS projeleri ile tüketici nezdinde güven ve sadakat gibi soyut değerler kazanırlar. Peki burada kazanılan değer ve kurumsal itibarın yanında sosyal sorumluluk faaliyetlerinin şirket için başka ne gibi faydaları mevcuttur?

  • Birçok farklı pazar fırsatı sağlar,
  • Müşteri ve çalışan sadakati artar,
  • Rakiplere karşı rekabet avantajı elde edilir,
  • Şirket itibarı oluşturur ve geliştirilmesine katkı sağlar,
  • İyi niyetin geliştirilip yayılmasına destek olur,
  • İlişkili kurumlar için birçok yarar sağlar.